1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

8 yıldır beklenen imzalar atıldı: Trump ve Çin'e mesaj mı?

24 Mart 2026

Trump ve Çin tehdidi altındaki AB ile Avustralya, serbest ticaret anlaşmasını tamamladı. Kritik mineraller ve savunma iş birliği de masada.

https://p.dw.com/p/5Ayx7
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, serbest ticaret anlaşmasını imzaladıktan sonra gülümseyerek poz veriyor. Arka planda AB ve Avustralya bayrakları var
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, serbest ticaret anlaşmasını imzaladıktan sonra böyle poz verdiFotoğraf: Lukas Coch/AAP/dpa/picture alliance

Avrupa Birliği (AB) ile Avustralya, sekiz yıl süren müzakerelerin ardından Salı günü serbest ticaret anlaşmasına imza attı.

Anlaşmayı AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Canberra'da düzenlenen ortak basın toplantısında duyurdu. Taraflar, aynı zamanda kapsamlı bir güvenlik ve savunma ortaklığı da imzaladı.

Gümrük vergilerinin büyük kısmı kalkıyor

Anlaşmayla AB'nin Avustralya'ya ihraç ettiği mallardaki gümrük vergilerinin yüzde 99'undan fazlası ortadan kalkacak. Bu düzenleme, Avrupalı şirketlere yılda yaklaşık 1 milyar euro tasarruf sağlayacak. AB'nin Avustralya'ya ihracatının önümüzdeki on yılda yüzde 33 oranında artması bekleniyor.

Avrupa'nın şarap, meyve, sebze ve çikolatalarına uygulanan gümrük vergileri anlaşmanın yürürlüğe girdiği ilk günden itibaren sıfıra inecek. Peynirler içinse bu süreç üç yılda gerçekleşecek.

Avustralya Başbakanı Albanese, anlaşmanın ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 6 milyar euro katkı sunacağını açıkladı.

Kritik hammaddeler ve Çin faktörü

Anlaşmanın en stratejik başlıklarından biri, Avustralya'nın kritik hammadde ihracatındaki kısıtlamaların büyük ölçüde kaldırılması.

Von der Leyen, Avustralya parlamentosunda yaptığı konuşmada "Hem Avrupa hem de Avustralya için, Çin politikasını doğru yönetmek stratejik bir zorunluluk. Bu nedenle kritik mineraller ortaklığımızı hayata geçirmek başarımız açısından belirleyici önem taşıyor" dedi.

Von der Leyen, "Hiçbir tedarikçiye bu denli kritik hammaddeler için aşırı bağımlı olamayız. İşte tam bu yüzden birbirimize ihtiyacımız var" diye ekledi.

Anlaşmanın arka planında ABD'de Donald Trump yönetiminin uyguladığı yüksek gümrük vergileri ve Çin'in nadir toprak elementleri ile kritik mineraller tedarikindeki baskın konumundan duyulan kaygılar yatıyor.

Von der Leyen, Canberra'da, "Bugün köklü biçimde değişen bir dünyaya, büyük güçlerin gümrük vergilerini kaldıraç, tedarik zincirlerini ise sömürülecek kırılganlıklar olarak kullandığı bir dünyaya önemli bir mesaj veriyoruz" dedi. Avrupalı lider, açık ve kurallara dayalı ticaret anlayışını savundu.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da bir açıklama yaparken
ABD Başkanı Donald Trump, müttefikleri de dahil olmak üzere tüm dünya ülkelerine karşı bir baskı ve müzakere aracı olarak kullandığı gümrük vergilerini her fırsatta savunuyorFotoğraf: Kevin Lamarque/REUTERS

Avustralyalı gıda üreticisi memnun değil

Müzakerelerin en çekişmeli konusu olan tarım sektöründe sağlanan mutabakat ise kısmi kaldı. 2023'te görüşmelerin çökmesine yol açan sığır eti meselesinde AB, toplam 30 bin 600 metrik ton kapasiteli iki tarifeli kota açacak. Bu miktarın yaklaşık yüzde 55'i gümrüksüz girebilecek. Avustralya'nın koyun eti, şeker, peynir ve pirinç gibi ürünleri de AB tarife kotalarıyla kısıtlı olmayı sürdürecek.

Avustralya Ulusal Çiftçiler Federasyonu Başkanı Hamish McIntyre, "Avustralyalı çiftçiler, müzakerelerin ticari açıdan anlamlı tarımsal pazar erişimi sağlanmadan sona ermesinden son derece hayal kırıklığı duyuyor" diyerek anlaşmayı "yetersiz" olarak nitelendirdi. Avrupa Komisyonu ise AB'nin tarımsal ticarette büyük bir fazla verdiğini hatırlatarak Avrupalı çiftçilerin kaygılarını gidermeye çalıştı.

Elektrikli araçlarda muafiyet

Öte yandan Avustralya, AB kaynaklı elektrikli araçlar için lüks araç vergisi muafiyet eşiğini yaklaşık 70 bin euroya yükseltmeyi kabul etti. Bu sayede AB'den ithal edilen elektrikli araçların yaklaşık yüzde 75'i söz konusu vergiden muaf tutulacak.

Anlaşma ayrıca, Avustralya'nın finans hizmetleri ve telekomünikasyon pazarını AB şirketlerine açmasını da kapsıyor. Bu çerçevede kamu alımlarında AB firmalarına daha geniş erişim tanınacak ve Avrupalı mühendis ve araştırmacıların Avustralya'da çalışması kolaylaştırılacak. Makine mühendisliği, kimya, otomotiv ve tarım sektörlerinin anlaşmadan özellikle yararlanması bekleniyor.

Alman otomotiv devi Volkswagen fabrikasında üretilen bir elektrikli aracı inceleyen çalışan
Son yıllarda siyasetin baskısıyla elektrikli otomobillere geçiş yönünde radikal adımlar atan Alman otomotiv endüstrisi, ürettiği elektrikli araçları satmakta zorlanıyorFotoğraf: JENS SCHLUETER/AFP/Getty Images

Güvenlik ve savunma ortaklığı

İki taraf, ticaret anlaşmasının yanı sıra savunma sanayi, siber güvenlik, ekonomik güvenlik, terörle mücadele, nefret suçlarıyla mücadele ve hibrit tehditlere direnç alanlarını kapsayan geniş çaplı bir güvenlik ve savunma ortaklığı da imzaladı.

Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için AB üye devletlerinin ve Avrupa Parlamentosu'nun onayının yanı sıra Avustralya'nın da onaylaması gerekiyor. Yürürlük tarihinin ne zaman belirleneceği henüz açıklanmadı.

AB firmaları 2025 yılında Avustralya'ya 37 milyar euro değerinde mal ihraç ederken, hizmet ihracatı 2023'te 28 milyar euroya ulaşmış bulunuyor. 2024 verilerine göre AB, Avustralya'nın Çin ve Japonya'nın ardından üçüncü büyük ticaret ortağı, altıncı büyük ihracat pazarı ve ikinci büyük yabancı yatırım kaynağı konumunda bulunuyor.

AB perspektifinden değerlendirildiğinde ise, 450 milyonluk nüfusa karşın 28 milyonluk nüfusuyla Avustralya, ticaret hacmi sıralamasında yirminci sırada yer alan görece küçük bir ortak.

AFP,dpa / BÜ,MUK

DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.dw_turkce