1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

AB, Karadeniz’le ilişkilerini geliştirmek istiyor

Panagiotis Kouparanis / Berlin8 Mayıs 2007

AB, “Karadeniz sinerjisi’ adıyla başlattığı girişim kapsamında, Rus ve Kafkas petrollerinin güzergahı üzerindeki ülkelerle ilişkilerini geliştirmeyi planlıyor. Batı Avrupa yönündeki kaçak göçte rol oynayan Karadeniz’le AB ilişkileri Berlin’deki Güneydoğu Avrupa Derneği’nin düzenlediği konferansta ele alındı.

https://p.dw.com/p/AZNm
Avrupa Birliği, Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerle işbirliğini geliştirmek istiyor.
Avrupa Birliği, Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerle işbirliğini geliştirmek istiyor.Fotoğraf: AP

Karadeniz gerçekten bütünlüğü olan coğrafi bir bölge mi, yoksa sadece Avrupa Birliği’nin yakıştırdığı bir kavram mı? Avrupa Birliği, ortak kimliği ve ortak çıkarları olmayan ülkeleri, genel bir siyasi çerçeveye oturtup aynı bölgenin üyeleri olarak görmeye çok yatkın. Batı Balkanlar ya da Vizegrad Grubu gibi kavramlar, bu görüş açısından kaynaklanıyor.

Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktının Avusturyalı özel koordinatörü Erhard Busek, Berlin’deki konferansta, Karadeniz ülkelerine özel ilgi göstermelerinin gayet normal olduğunu belirterek şöyle dedi: “Avrupa Birliği’nin Karadeniz kıyısında iki üyesi var. Bu bölgede dondurulmuş gibi görünen, ama için için kaynayan birçok anlaşmazlık mevcut. Hareketlilik var. Göç hareketleri ve organize suç şebekeleri karşısında ikili tedbirler değil, bölgesel işbirliği sayesinde başarılı olunabilir.”

Siyasi açıdan önemi

Kaçak göç ve suç şebekeleriyle mücadele kadar, demokrasi, insan hakları, eğitim, araştırma, bölgesel kalkınma, ulaştırma ve çevre sağlığının korunması gibi işbirliği alanları da akla geliyor. Konferansta, güvenlik ve enerji ikmali gibi konuların önemini vurgulayan Almanya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Gernot Erler de görüşünü şöyle dile getirdi:

“Orta Asya için de strateji geliştirmeye çalışıyoruz. Bu bölge güvenlik, enerji, Afganistan’a olan yakınlığı, terörizm ile mücadele ve Avrupa Birliği’nin çevreleyen bölgelerin siyasi istikrarı açısından son derece önemli. Haritaya baktığınızda, Orta Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bölgenin Karadeniz olduğunu görürsünüz.”

Batı Avrupa, enerji hammaddesi ihtiyacının yaklaşık beşte birini Karadeniz üzerinden karşılıyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığı doğalgaz sevkiyatını kesmesi Karadeniz bölgesinin Avrupa açısından ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermişti.

“İşbirliği geliştirilmeli”

Avrupa Birliği, Karadeniz ülkeleri arasındaki işbirliğinden ortaklığın geliştirilmesinde yararlanmayı planlıyor. Birlik Komisyonu’nun en önemli muhatabı ise Karadeniz İşbirliği Teşkilatı’nın İstanbul’daki merkezi olacak.

Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İşler Genel Müdürü Büyükelçi Celalettin Kart da Berlin’deki buluşmada işbirliğinin geliştirmesi gerektiğini dile getirerek “Bütün bölge ülkelerini bünyesine alan Karadeniz İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği’nin en önemli ortağı olmalıdır. Teşkilat üyeleri de AB ile ilişkilerin geliştirilmesi gerektiği hususunda görüş birliği içindeler. Bu görüş birliğinin sunduğu fırsata AB de olumlu tepki göstermiştir“ şeklinde konuştu.

Demokrasi ve Kalkınma Teşkilatı

15 yıl önce kurulan 12 üyeli Karadeniz İşbirliği Teşkilatında Rusya ve Türkiye’nin ağırlıklı roy oynadıklarına dikkat çeken Ukrayna Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Segiy Korsunski ise Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldavya’nın kurdukları Demokrasi ve Kalkınma Teşkilatı’nın da en az Karadeniz İşbirliği kadar önemsenmesi gerektiğini savundu.

Korsunsky, “Avrupa Birliği ile Demokrasi ve Kalkınma Teşkilatı arasındaki işbirliğinden söz edilmemesinden hayal kırıklığı duyduk. Brüksel kısa sürre önce Avrupa enerji politikası henüz taslak halindeyken Ukrayna’ya işbirliği önermişti. Bu tartışmaya da daha önce davet edilmiş olmayı arzulardık“ dedi.

Haziran ayındaki Birlik zirvesinde bu konunun ele alınması muhtemel. Çoğu Karadeniz ülkesinden gelen Birlik perspektifi sunulmasıyla ilgili çağrılar ise aynı ilgiyi görmeyecek. Perspektifsiz işbirliğinin ne kadar başarılı olacağı da merak konusu.