Almanya'da işlenen suç sayısı düştü
20 Nisan 2026
Almanya'da 2025 yılında işlenen suçlara ait veriler açıklandı. 2025 yılı emniyet istatistiklerine göre, Almanya'da geçen yıl kayıtlara geçen suçlarda genel olarak azalma kaydedildi. 20 Nisan Pazartesi günü, Hamburg İçişleri Senatörü ve Eyalet İçişleri Bakanları Konferansı Dönem Başkanı Andy Grote ile Federal Emniyet Teşkilatı (BKA) Başkanı Holger Münch tarafından Berlin'de kamuoyuna açıklanan suç istatistiklerine göre 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 5,6 düşüş ile 5 milyon 508 bin 559 suç vakası emniyet kayıtlarına geçti. Şiddet suçlarında da toplamda yüzde 2,3'lük bir düşüş yaşanırken, bazı ağır suçlarda yer yer belirgin artış kaydedildiği belirtildi.
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, "Şiddet suçlarındaki düşüş bir başlangıç olsa da tehlikenin geçtiği anlamına gelmez" şeklinde temkinli konuştu ve vatandaşların günlük hayatta kendilerini güvende hissetmeleri için ek tedbirler gerektiğini savundu. Bakan Dobrindt, bununla birlikte istatistiklerin suç oranlarında uzun vadeli düşüşe geçilmesi yönünde bir fırsata dönebileceğini de ifade etti.
Hangi suçlar arttı?
Verilere göre tecavüz, cinsel taciz ve özellikle ağır cinsel şiddet suç vakalarında yüzde 10,3, çocukların istismar edildiği porno içeriklerin yayılması, edinilmesi, bulundurulması ve üretilmesinde ise yüzde 19,9'luk bir artış yaşandı. Cinayet, kasten öldürme ve cinayete azmettirme vakalarında ise yüzde 8,4'lük bir artış kaydedildiği haber verildi.
Bilişim ve hizmet dolandırıcılığı ile konutlardaki hırsızlık ve "yeni psikoaktif maddeler" olarak adlandırılan uyuşturucu grubundaki suçlarda da yüzde 25,5 artış görüldü. Buna karşılık, gasp ve yağma ile hırsızlık suçlarının sayısında ise düşüş kaydedildi.
Hamburg Eyaleti İçişleri Senatörü ve Almanya Eyalet İçişleri Bakanları Konferansı'nın (IMK) dönem Başkanı Andy Grote, "Cinsel suç alanında artan sayılar ve dijital mecradaki cinsel şiddetin ürkütücü boyutu, mağdurları daha iyi korumamız gerektiğini açıkça ortaya koyuyor" diyerek uyarıda bulundu. Grote, kayıtlı vakalardaki artışın değişen ihbar etme davranışıyla ilgili olduğunu da belirterek, "Suç duyurusunda bulunma eğilimi arttı, bu olumlu bir gelişme" dedi. Uzmanlar, istatistiklerdeki kaymaları vatandaşların ihbarda bulunma davranışı ve hassasiyetiyle birlikte; söz konusu alanlardaki yasal düzenleme ve denetimlerdeki reformlarla da açıklıyor.
Federatif yapıya sahip Almanya'daki 16 eyaletin içişleri bakanları, Eyalet İçişleri Bakanları Konferansı adlı oluşum altında düzenli olarak bir araya geliyor ve dönem başkanlığı sistemiyle çalışıyor.
Yabancı uyruklu failler tartışması
İşlenen suçlarda faillerin uyruğuna dair veriler de tartışma yaratmaya devam ediyor. İçişleri Bakanı Dobrindt, Alman olmayan faillerin oranının nüfustaki paylarına kıyasla çok yüksek olduğuna dikkat çekti ve istatistiklere göre bu oranın yüzde 38,5 seviyesinde olduğunu belirtti. İçişleri Bakanı özellikle Suriye ve Afganistan kökenli kişilere atıfta bulunarak, suça karışan sığınmacıların sınır dışı işlemlerinin artırılması konusundaki çabaların süreceğini de tekrarladı.
Almanya'da hem emniyet teşkilatları hem de göç uzmanları, Alman vatandaşı olmayanların nüfusa oranla suça karışmadaki yüksekliğini, öncelikle bu gruptaki genç erkek sayısının fazlalığıyla açıklıyor. Bütün dünyada genel olarak suça karışanlar arasında genç ve erkek olanların öne çıktığı hatırlatılıp; bunun Almanya'ya veya göçe has bir özellik olmadığı belirtiliyor ve uyruğa dair genellemelerin ön yargıları artıracağı uyarısı yapılıyor.
Bu arada verilere göre göçmenlerin işlediği suçlarda da 2025'te yüzde 9,2 azalma görüldüğü, bunun da genel suç sayısındaki düşüşte etkili olduğu kaydedildi.
İstatistiklerde Alman vatandaşı olmayan şüpheliler arasında en büyük grubu ülkedeki nüfusu 3 milyondan fazla olan Türkiye kökenliler oluşturuyor. Onları sırasıyla Suriyeliler, Romanyalılar ve Ukraynalılar takip ediyor.
BKA'dan suçlarda dijitalleşme etkisi uyarısı
Federal Emniyet Teşkilatı (BKA) Başkanı Holger Münch de 2025 raporunun sunulduğu basın toplantısında istatistiklerdeki kaymalara dikkat çekerek, "Suçlar değişiyor; daha dijital, daha uluslararası ve bazı alanlarda daha acımasız hale geliyor" diye konuştu. Münch ayrıca, şiddet mağdurları arasında yürütülen bir araştırmanın sonuçlarını da aktarırken, gençlerin şiddet mağduru olma olasılığının arttığına dikkat çekti. Bir süre önce sonuçları açıklanan bir diğer saha araştırması da halkın güvenlik hissinin hafif şekilde arttığına işaret etmiş; öte yandan birçok kişinin geceleri toplu taşıma araçlarında kendisini hâlâ güvende hissetmediğini ortaya koymuştu.
Esrarın kısmi yasallaşmasının etkisi
Suç istatistiklerine göre, kayda geçen vakaların aydınlatılma oranı da geçen yıl yüzde 57,9 ile bir önceki yıl ile yakın seviyede kaldı. 2024'te bu oran yüzde 58 olmuştu. Ülkeye yasa dışı girişlerde ise yüzde 27,5, yasa dışı ikametlerde ise yüzde 31,3 oranında düşüş görüldüğü belirtildi.
Yetkililer, kayıtlı suçlardaki yıllık düşüşün bir diğer nedenini de esrara dair kısmi yasallaşma ile açıklıyor. İçişleri Bakanı Dobrindt, bu etki arındırıldığında suçlardaki düşüşün yüzde 4,7 olduğunu; uyuşturucu suçlarının ise toplamda yüzde 27,7 oranında azaldığını belirtti. Emniyetin suç istatistikleri, federal yapıya sahip ülkede bulunan 16 eyaletin emniyet müdürlüklerinden gelen veriler temel alınarak hazırlanıyor.
Almanya Türk Toplumu'ndan İçişleri Bakanı Dobrindt'e eleştiri
Almanya Türk Toplumu (TGD), Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'i eleştirdi. Kuruluş, Bakan'ın Alman makamlarındaki ırkçılığa dair kapsamlı araştırmayı bilinçli şekilde görmezden geldigini, emniyet istatistiklerinin sunumunu ise kamuoyu önünde bir şova dönüştürdüğü" eleştirisini yöneltti.
TGD Eş Başkanı Mehtap Çağlar, "Emniyetin suç istatistikleri her zaman göçmenlere dair olumsuz bir hava yaratmak için kullanılıyor. Oysa uzmanlar bu raporu, Almanya'daki suç durumuna dair gerçek bir veri toplama aracı olmadığı gerekçesiyle yıllardır eleştiriyor. Sayın Dobrindt'in, Alman makamlarındaki ırkçılığa dair üç yıl süren kapsamlı bir çalışmayı birkaç hafta önce bir Cuma öğleden sonrası sessiz sedasız yayımlarken, suç istatistiklerini bir şova dönüştürmesi vahim bir sinyaldir. Bu sinyal, göçmen toplumları tarafından da tam olarak bu şekilde algılanmaktadır" diyerek sert biçimde eleştirdi.
Akademisyenler ve emniyette görevli pek çok uzman, suç istatistiklerinin ülkedeki güvenlik durumunu yansıtan bir ayna olarak okunmaması gerektiği konusunda yıllardır uyarılarda bulunuyor. Raporun, suçların nedenlerine dair mesafeli bir bakışla yapılmış bir çalışma değil, yalnızca polisin mesaisinin bir çetelesi olduğu sıkça ifade ediliyor.
Ayrıca insanların ihbar etme eğilimi ve polisin denetim yoğunluğunun da istatisiklerde belirleyici oldugunun altı çiziliyor. Zira araştırmalar, "yabancı" olarak algılanan kişilerin ihbar edilme olasılığının "Alman" olarak algılanan kişilere göre üç kat daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Alman fail ve mağdurların olduğu vakalarda polise başvurma oranı yüzde 7,9'da kalırken, Alman olmayan şüphelilerin olduğu vakalarda bu oran yüzde 22,4'e yükseliyor.
Almanya Türk Toplumu Eş Başkanı Çağlar ayrıca, "Suçun temelinde sosyal nedenlerin yattığı bilinmektedir. Karanlık alan araştırmaları kanıtlıyor ki; eğitim seviyesi veya sosyoekonomik arka plan gibi faktörler benzer olduğunda, göç geçmişinin bir rolü kalmamakta. Eğer Almanya'daki suç durumunu ciddi bir şekilde konuşmak istiyorsak; insanların sosyal yapılarını aydınlatan çalışmalara ihtiyacımız var, polisin tuttuğu çetelelere veya yabancı-Alman suçlu ayrımı üzerinden yapılan yanıltıcı sınıflandırmalara değil" diye konuştu.
DW,AFP/ETO,TY