1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Bahçeli: Komisyon İmralı ile yüz yüze görüşme sağlamalı

7 Ekim 2025

MHP lideri Devlet Bahçeli, çözüm komisyonu üyelerinin İmralı'ya giderek PKK lideri Abdullah Öcalan'ı dinlemesini önerdi, "Yüz yüze görüşme sağlamalı, mesajlar ilk ağızdan alınmalı" dedi.

https://p.dw.com/p/51b2J
Devlet Bahçeli partisinin TBMM grubunda, üzerinde MHP logosu bulunan kürsüde konuşuyor
MHP Genel Başkanı Devlet BahçeliFotoğraf: ANKA

Partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'a Suriyeli Kürt gruplara yönelik yeni bir açıklama yapması çağrısında bulundu. Bahçeli TBMM komisyonunun İmralı'ya giderek Öcalan'ı dinleyebileceğini de söyledi.

TBMM kürsüsünden yaptığı açıklamada, "Eğmeden bükmeden söylemeliyim ki, PKK'nın kurucu önderliği elini taşın altına koymuştur. PKK 12 Mayıs'ta silah bırakmış ve örgütsel varlığını lağvetmiştir. 11 Temmuz'da bir grup PKK'lı silahlarını yakmıştır" ifadelerini kullanan Bahçeli, devamında şunları söyledi:

"Ne var ki Suriye'nin kuzeydoğusunda tesir alanı bulunan SDG/YPG henüz silah bırakmamış, 27 Şubat İmralı çağrısına riayet etmemiştir. Halbuki İmralı'nın çağrısı PKK'nın yanı sıra bölücü terörün tüm bileşenlerini kapsamaktadır. En azından bizim anladığımız böyledir, yorumumuz bu doğrultudadır."

Türkiye, Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları kontrol eden Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile bu yapı içindeki Kürt silahlı unsuru Halk Savunma Birliklerini (YPG) PKK'nın uzantısı olarak görüyor ve terör örgütü sayıyor.

Bir grup Suriyeli kadın savaşçı
Suriyeli Kürt savaşçılar Abdullah Öcalan'ın çağrısının kendilerini bağlamadığını belirterek silah bırakmayacaklarını söylüyorFotoğraf: Sebastian Backhaus/ZUMA/IMAGO

SDG ise kendilerinin PKK'dan bağımsız bir yapı olduğunu, Abdullah Öcalan'ın çağrısının Suriyeli Kürtleri kapsamadığını ve Türkiye'ye tehdit oluşturmadıklarını savunuyor.

Öcalan'ın SDG'ye doğrudan bir çağrı yapmasını isteyen Bahçeli, "Beklentim şudur: PKK'nın kurucu önderliği SDG/YPG'ye direkt aynı mahiyet ve muhtevada bir çağrıda bulunarak, Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart tarihli mutabakata uyulmasını istemelidir" dedi.

10 Mart mutabakatı SDG'nin tüm kurumları ve silahlı varlığı ile merkezi yönetime entegrasyonunu öngörüyor. Anlaşma gereği bu yıl sonuna kadar tamamlanması beklenen müzakerelerde bir süredir ilerleme sağlanamıyor.

Bahçeli: Mesajlar ilk ağızdan alınmalı

Konuşmasında çözüm süreci kapsamında TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına da değinen Bahçeli, "Gerekirse komisyonda görev yapan milletvekillerinden bir grup İmralı'ya giderek yüz yüze görüşme sağlamalı, mesajlar ilk ağızdan alınmalı ve kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Bunda çekinilecek bir husus görmüyorum" ifadelerini kullandı.

Komisyonun Öcalan'ı dinlemesi DEM Parti'nin uzun süredir dile getirdiği bir talebiydi.

Bahçeli komisyonun şu ana dek yürüttüğü çalışmalardan duyduğu memnuniyeti de dile getirdi, "Komisyon faal haldedir, toplumun her kesimiyle istişarelerini sürdürmektedir. 13 toplantı yapılmış, 14'üncüsünü de yarın gerçekleştirilecektir" dedi, bunların gerekli çalışmalar olduğunu kaydetti.

Abdullah Öcalan (ortada önde) İmralı'da beraber kaldığı diğer mahkûmlarla birlikte
Abdullah Öcalan (ortada önde) İmralı'dan yaptığı açıklama ile kurucusu olduğu PKK'dan silah bırakmasını istemiştiFotoğraf: ANKA

Mehmet Uçum da "İmralı'ya gidilsin" demişti

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da X hesabından yaptığı paylaşımda, TBMM komisyonunun Öcalan'la görüşmesinin bir "müzakere" anlamına gelmeyeceğini belirterek, "Komisyon dinleme faaliyetinde çağırdığı hiç kimseyle bir fikir alışverişi yapmadı. Sadece söz verdi ve dinledi. Yani gerçek anlamda bir dinleme faaliyeti yapılıyor. Dolayısıyla İmralı'da Öcalan'ın dinlenmesine karar verilirse bu da tam anlamıyla bir dinleme faaliyeti olacaktır" görüşünü dile getirmişti.

Uçum aynı paylaşımında, "TBMM'yi temsil eden bir heyetin Öcalan'ın ayağına gidemeyeceği" şeklindeki eleştirilere de, "Öcalan devlete ait bir ceza infaz kurumundadır. TBMM temsilcilerinin devlete ait ceza infaz kurumlarına gitmesi kimsenin ayağına gitmek olarak asla kabul edilemez. TBMM'nin ilgili olağan komisyonları defalarca ceza infaz kurumlarını ziyaret etmiştir. Kimse bunları mahkûmların veya tutukluların ayağına gitmek olarak görmemiştir" yanıtını vermişti.

DW,ANKA / MUK,JD