1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
Basın özgürlüğüTürkiye

Gazeteci Alican Uludağ neyle suçlanıyor?

20 Şubat 2026

Yargıdaki siyasallaşma üzerine eleştirel değerlendirmeleri suçlama konusu olan Alican Uludağ'ın DW Türkçe'de yayınlanan "Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi kimdir?" haberi de dosyaya girdi.

https://p.dw.com/p/597qO
İstanbul Çağlayan'daki adliye binası
İstanbul Çağlayan'daki adliye binası Fotoğraf: ANKA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hakkında soruşturma başlattığı DW Türkçe Muhabiri Alican Uludağ'ın 28 Ocak 2025 ile 18 Şubat 2026 tarihleri arasında X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı eleştirel paylaşımları suçlamalara gerekçe sayıldı. Uludağ'ın 11 Şubat'ta DW Türkçe'de yayınlanan "Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi kimdir?" başlıklı haberi de dosyaya girdi.

Uludağ'a yöneltilen suçlamalar "kamuoyuna yanıltıcı bilgi yaymak", "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Türk milletini, devleti ve kurumlarını aşağılama" olarak açıklandı.

DW Türkçe Muhabiri Alican Uludağ
DW Türkçe Muhabiri Alican Uludağ Fotoğraf: Friedrich-Naumann-Stiftung für die Freiheit/AP Photo/picture alliance

 

Uzun yıllar yargı muhabirliği yapan Alican Uludağ, X hesabında uzmanlaştığı yargı alanına ve gazetecilik faaliyetlerine ilişkin değerlendirmeler yapıyor.

Alican Uludağ'ın dosyaya giren bazı paylaşımları

Uludağ'ın suçlamalara konu olan paylaşımlarından biri gazeteci Furkan Karabay'a dayanışma gösterme amaçlı.

Karabay'ın tutukluluğunun dayanaksız olduğuna dikkat çeken Uludağ, bu konudaki üç farklı paylaşımında "Gazeteci Furkan Karabay İstanbul yargısı tarafından organize bir şekilde en az 200 gün cezaevinde tutulmak isteniyor. Oysa bu davanın sonunda Furkan kesinlikle beraat edecek. Amaçları adaleti sağlamak değil, Furkan'ı özgürlüğünden mahrum tutarak peşinen cezalandırmak ve ders vermek.. Gazeteci Furkan Karabay, haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu. Çünkü bu ülkede gazeteci tutuklamak savcılar için bir hobi haline geldi... Bu ülkede diploma atamalarına şaşırmamak gerek. Çünkü bu iktidarın temel politikası liyakatsiz atamalar. Bunların sahte diploma alanlardan farkı yok" ifadelerini kullanmıştı.

Uludağ, sahte diploma skandalına atfen de "Bu ülkede sahte diploma vakalarına şaşırmamak gerek. Çünkü bu iktidarın temel politikası liyakatsiz atamalar. Bunların sahte diploma alanlardan farkı yok. Örneğin hakimlik sınavında en az 70 puan alma şartının kaldırıldığı 7 Ocak 2017-20 Şubat 2019 arasında yaklaşık 5000 hakim ve savcı alındı. Bunların önemli bir kısmı AKP teşkilatları mensubu oldu. Üstelik o dönem alınanlar doğru düzgün bir eğitimden dahi geçmedi. Devlette yazılı sınavda 70 puan bile alamayan kişiler bugün hakim savcılık yapıyor. Bugün muhalefete yönelik operasyonel işlerin arkasındaki hakim ve savcıların sicillerine bakın, o dönem alınanlar olduğunu görürsünüz" paylaşımını yapmıştı.

Ünlülerin menejeri Ayşe Barım'ın tahliye edilip ardından kısa süre içinde hakkında yeniden tutuklama kararı çıkmasına ilişkin de bir paylaşım yapan Uludağ, "Üstelik hastanedeyken. Eee siz bu Saray rejiminden ne bekliyorsunuz? Zalimlik bu rejimin temel karakteridir" demişti.  

Uludağ'ın "Erdoğan'ın Trump'tan alacağı "meşruiyet" ne? İktidarda kalmak için ABD'den mi icazet alacak? Bir de hileli seçim meselesi izaha muhtaç" paylaşımı da soruşturma dosyasında.

Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması ve tutuklanmasının ardından üniversite öğrencilerinin başlattığı ve CHP'nin de destek verdiği 2 Nisan tüketim boykotuna açılan soruşturmaya ilişkin "Yaşananların özeti: Halk desteğini yitiren Erdoğan, devlet mekanizmalarını vesayetçi bir anlayışla halka karşı kullanarak iktidarda kalma çabasında" paylaşımı da suçlamalar arasında yer aldı.

Uludağ, siyasi tutuklamaları eleştiren bir paylaşımında da "Ekrem İmamoğlu, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Alp Altınörs, Murat Çalık, Can Atalay, Osman Kavala, , Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Ahmet Özer, Selçuk Mızraklı, Resul Emrah Şahan, Zeydan Karalar, Fatih Altaylı, Furkan Karabay  dahil birçok siyasi tutuklu ve hükümlü cezaevindeyken, Erdoğan'dan adalet, demokrasi, hukuk ve barış beklemek ne kadar inandırıcı? Muhalifler haksız yere cezaevindeyken iktidar ile çözüm süreci de yeni Anayasa süreci de yürütülemez. Masaya oturmak için masanın temiz olması gerek. Bu şartlarda iktidar kayığına binenler istemediği yerde inmek zorunda kalır" ifadelerine yer vermişti.

Akın Gürlek paylaşımları da dosyada

Alican Uludağ, Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığına atanmasına ilişkin "Akın Gürlek görevi devralırken oturduğu koltuğun seviyesi daha aşağı olması nedeniyle canlı yayında düzeltildi. Koltuğu düzelten kişi ise Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında adı geçince DMM koordinatörlüğünden istifa eden Furkan Torlak. Torlak'ın, Gürlek'in basın danışması olması bekleniyor" paylaşımı da dosyada.

Uludağ'ın 11 Şubat'ta DW Türkçe'de yayınlanan "Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi kimdir?" başlıklı haberi de soruşturma dosyasında yer alıyor. Uludağ, yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye ilişkin haberinde Bakan Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde muhalif siyasetçilere ve CHP'li belediyelere yönelik yürüttüğü dava ve soruşturmalara dikkat çekmişti. Mustafa Çiftçi'nin Erzurum Valiliği dönemine ilişkin kamuoyuna yansıyan tartışmalar da haberde yer almıştı.

DW-Reporterin Pelin Ünker
Pelin Ünker Yolsuzluk ve vergi adaleti üzerine haber yapan araştırmacı gazeteci.@pelinunker