1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Hürmüz Boğazı krizine ABD'siz çözüm arayışı

2 Nisan 2026

İngiltere, 40'tan fazla ülkenin katılımıyla Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için çözüm önerilerinin görüşüldüğü bir toplantıya ev sahipliği yapıyor. ABD ise toplantıda yer almıyor.

https://p.dw.com/p/5BbIf
BAE açıklarında demir atmış halde üç tanker
Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından fiilen kapatılmış olması nedeniyle Basra Körfezi'nde, 106'sı yüklü petrol tankeri olmak üzere 2 bine yakın ticari geminin beklediği bildiriliyorFotoğraf: Amr Alfiky/REUTERS

İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail'in İran'a saldırmasının ardından kapanan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için gerçekleştirilen diplomatik bir toplantıya ev sahipliği yapıyor. ABD'nin katılmadığı toplantıda İngiltere İran'ı, "küresel ekonomiyi rehin almakla" itham etti.

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper'ın ev sahipliğinde yapılan video konferansa Türkiye, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) de aralarında olduğu 40'tan fazla ülke katılıyor.

Cooper açılış konuşmasında, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik "uluslararası kararlılığın gücünü" vurgulayarak "İran'ın uluslararası bir deniz yolunu kapatıp küresel ekonomiyi rehin aldığını gördük" diyerek petrol ve gıda fiyatlarındaki "sürdürülemez" artışların dünyanın her köşesinde haneleri ve işletmeleri vurduğunu belirtti.

Boğaz'da trafik neredeyse durdu

Basra Körfezi'ni dünyanın geri kalan okyanuslarına bağlayan bu hayati su yolunda İran'ın ticari gemilere yönelik saldırıları ve daha fazla saldırı tehdidi nedeniyle trafik neredeyse tamamen durmuş durumda. Denizcilikle ilgili veri toplayan Lloyd's List Intelligence'a göre, 28 Şubat'ta başlayan savaştan bu yana Körfez'de ticari gemilere yönelik 23 saldırı gerçekleşti ve bu saldırılarda 11 mürettebat hayatını kaybetti.

Hürmüz Boğazı'ndaki trafik büyük ölçüde yavaşlarken, kalan tanker trafiğinin çoğunluğu yaptırımları ihlal ederek İran petrolü taşıyan tankerlerden oluşuyor.

Trump "Gidin petrolünüzü kendiniz alın" demişti

ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü Hürmüz Boğazı için yardım çağrısını geri çeviren müttefik ülkelere yönelik sert söylemini sürdürmüş, Boğaz'ın güvenliğinden, buradan gelen petrole ihtiyaç duyan ülkelerin sorumlu olduğunu, ABD'nin artık yardım etmeyeceğini söylemişti. ABD'nin işin en zorlu kısmını hallettiğini belirten Trump, "Gidin petrolünüzü kendiniz alın" demişti.

ABD Başkanı, NATO'dan ayrılma tehdidinde de yinelemiş, İttifak'ı "kağıttan kaplan" diye nitelendirerek NATO'dan çekilmeyi "ciddi bir şekilde değerlendirdiğini" belirtmişti.

Macron: Askerî operasyon gerçekçi değil

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Perşembe günü Güney Kore'ye yaptığı ziyaret sırasında Hürmüz Boğazı'nı askerî güçle açmanın "gerçekçi olmadığını" ifade etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hürmüz Boğazı'nın askerî güçle açılmasının kendileri için bir seçenek olmadığını vurguladıFotoğraf: Ludovic Marin/AFP

"ABD tarafından bazen ifade edilen, Hürmüz Boğazı'nın askerî bir operasyonla güç kullanarak kurtarılmasını savunanlar var. Bazen diyorum, çünkü söylemler değişiyor. Bu bizim için asla bir seçenek değil ve bunu gerçekçi bulmuyoruz" diyen Macron, böyle bir operasyonun aşırı zaman alacağını ve Boğaz'dan geçenleri, özellikle İran Devrim Muhafızları'ndan gelen "kıyı tehditelerine" maruz bırakacağını belirtti.

Macron, Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin, "Bu ancak İran ile birlikte yapılabilir" diyerek öncelikle ateşkes ve müzakerelere dönüş çağrısında bulundu.

Fransız lider ayrıca Trump'ın çelişkili açıklamalarından duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi: "Ciddi olmalısınız. Ciddi olmak istiyorsanız da, bir gün önce söylediğinizin tersini her gün söylemezsiniz. Ve belki de her gün konuşmamalısınız."

Almanya: Ülkeler tek başına deniz yollarını kontrol etmemeli

Almanya Dışişleri Bakanlığı ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Almanya ve Çin'in Hürmüz Boğazı'nda seyir özgürlüğünün yeniden sağlanmasını istediğini ve devletlerin tek başlarına deniz yollarını kontrol etmemesi ya da geçiş için ücret almaması gerektiği konusunda hemfikir olduklarını bildirdi.

Bakanlık, Çin'in İran üzerindeki etkisini müzakerelerle bir çözüme ve Körfez ülkelerine yönelik düşmanlıkların sona erdirilmesine yönelik kullanabileceğini de ekledi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning ise, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun ana müsebbibinin, "ABD ile İsrail'in İran'a karşı yasa dışı askeri faaliyetleri" olduğunu belirtti.

Toplantı Trump'a yanıt niteliğinde

Uluslararası koalisyon çabası, Avrupa'nın Trump yönetimine, kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk aldığını gösterme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump'ın ABD'nin NATO'dan ayrılabileceği yönündeki ifadeleri, Avrupa'nın savunmasını güçlendirmesinin aciliyetini ortaya koyuyor.

King's College London'dan (KCL) Ortadoğu Güvenlik Çalışmaları uzmanı David B. Roberts, uluslararası koalisyon oluşturma çabalarının "kesinlikle Trump'ın NATO'ya yönelik husumetiyle, NATO'nun diğer üyelerinin üzerlerine düşeni yapmadığı görüşüyle bağlantılı" olduğunu dile getirdi.

Roberts ayrıca "Amerika'nın bir petrol ihracatçısı olduğu pragmatik gerçeğinin" de altını çizerek "Körfez'deki enerji ablukasının sonuçlarını gidermeye yönelik acil adımları, Amerika'dan çok Avrupa ve Asya'nın atması gerekiyor" dedi.

AP,AFP,Reuters,dpa / ET,BK

 

DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.dw_turkce