AB-Afrika Zirvesi: Avrupa'nın rekabet çabası
24 Kasım 2025
Güney Afrika'daki G20 zirvesinin ardından Afrika kıtası önemli bir toplantıya daha ev sahipliği yapıyor. Aralarında Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da olduğu çok sayıda Avrupalı lider ve Afrika ülkelerinin temsilcileri iki günlük AB-Afrika zirvesi için Angola'nın başkenti Luanda'da bir araya geldi.
İlki 25 yıl önce Mısır'ın başkenti Kahire'de yapılan zirve yedinci kez düzenleniyor. ABD'nin gümrük vergilerinin her iki kıtayı da sarstığı bir ortamda gündemdeki öncelikli konu ise ekonomik ilişkiler.
AB, Afrika'ya doğrudan yabancı yatırımlarda lider konumda ve Afrika'nın en önemli ticaret ortağı. Brüksel verilerine göre mal ve hizmet ticareti hacmi 2023'te 467 milyar euroya ulaştı. Ancak son yıllarda Türkiye ve Körfez ülkelerinin bölgeye artan ilgisi AB'nin pastadan aldığı payı azaltıyor.
Hollanda merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Kalkınma Politikası Yönetimi Merkezi'nden (ECDPM) Geert Laporte, Türkiye ve Körfez'in varlığının Afrika'nın AB'ye karşı pazarlık gücünü artırdığını söylüyor. Önemli mineral ve enerji kaynakları nedeniyle Çin, ABD ve Rusya da kıta ülkeleri ile ilişkilerini geliştirmek istiyor. Halihazırda, elektronik ürünler için hayati önemdeki nadir toprak elementlerinin çıkarıldığı Afrika'daki birçok madende Çin ve Rusya'nın ortaklıkları bulunuyor.
Gözlemciler, böylesi bir rekabet ortamında AB ülkelerini "büyük vaatlerde bulunmak yerine" altyapı, enerji ve istihdam yaratacak sanayi projelerine yatırım yapması gerektiğini ifade ediyor.
Afrika'nın "fırsatlar kıtası" olduğunu söyleyen Almanya Başbakanı Friedrich Merz (CDU), Luanda'da yaptığı açıklamada, dünyanın en hızlı büyüyen 20 ekonomisinden 11'inin Afrika kıtasında bulunduğunu vurgulayarak "Potansiyel çok açık" dedi. AB'nin Afrika'nın en büyük ticaret ortağı olduğunu vurgulayan Merz, "Kıtayı başkalarına bırakmak istemiyoruz" diye ekledi.
Merz'den Sudan'da ateşkes çağrısı
Zirvede kıtadaki güvenlik durumu ve göç gibi konular da ele alındı. Sudan'daki çatışmalara dikkat çeken Merz, ülkede 25 milyonun üzerinde insanın açlıkla mücadele ettiğini belirterek "Sudan'ın şu anda her şeyden çok ihtiyacı olan şey bir ateşkes" dedi.
Sudan'da paramiliter grup Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile resmi ordu arasındaki çatışmalar 30 aydır sürüyor. Nisan 2023'te patlak veren iç savaş nedeniyle en az 40 bin insan öldü, 14 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Son haftalarda ABD'nin de devreye girdiği ateşkes çabası sonuç vermezken ordu komutanı Körfez ülkesi Birleşik Arap Emirlikleri'ni HDK'ya silah temin etmekle suçluyor.
Afrika'nın BMGK iddiasına destek
Merz Luanda'daki konuşmasında ayrıca güvenlik durumunun kötüleştiği Sahel Bölgesi'ndeki gelişmelerin de kaygı verici olduğunu dile getirdi. "Aşırılıkçı şiddetin özellikle genç nesiller için istikrarsızlık yarattığını" ifade eden Merz, iklim değişikliğinin Sahel'de yaşamı olumsuz etkilediğine ve bunun insanları göçe zorladığına dikkat çekti.
Almanya Başbakanı, Afrika'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) iki daimi sandalye talebini desteklediklerini de ifade ederrek "Güvenlik Konseyi Afrika'daki krizleri ele alıp karar veriyorsa, o masada Afrika da oturmalı" dedi.
BMGK'da halihazırda BM'ye üye 193 ülkeden 15'i temsil ediliyor. ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa konseyin daimi üyeleri; Almanya 2027-2028 dönemi için geçici üye olmaya aday ülkeler arasında yer alıyor.
Küçük Avrupa ülkelerinin artan ilgisi
Son dönemde daha küçük Avrupa ülkelerinin de Afrika'ya ilgisi artmış durumda. Finlandiya'nın Senegal'de diplomatik temsilcilikler açmasından Çek uzmanların Moritanya güvenlik güçlerini eğitmesine kadar, birçok yeni aktör Afrika'da nüfuz elde etme yarışına katıldı.
Estonya, Romanya ve Malta da son beş yılda kıtadaki varlıklarını artırmaya çalışan AB ülkeleri arasında yer alıyor.
Batı'nın sömürgeci geçmişine duyulan öfkenin de etkisiyle Burkina Faso, Nijer ve Mali gibi ülkeler, bir dizi askerî darbenin ardından Fransa ile bağlarını kestikten sonra Rusya ile ilişkilerini güçlendirmeyi seçti.
Bu ortamda sömürgecilik geçmişi olmayan bazı AB ülkeleri, daha eşitlikçi görülen yeni ilişkiler kurmayı amaçlıyor.
İsminin gizli kalması şartıyla AFP'ye konuşan bir diplomat, "Biz, geçmişte gelip onlara şunu ya da bunu yapmalarını söyleyen büyük baskıcılar olarak görülmüyoruz" dedi.
AFP,dpa / MUK,ET