1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Merkez Bankası'nın enflasyon hedefinde İran savaşı etkisi

14 Mayıs 2026

Merkez Bankası İran savaşının enerji fiyatlarındaki etkisi nedeniyle 2026 için yıl sonu enflasyon tahminini 8 puanlık artışla yüzde 26'ya çıkardı. TCMB'nin hamlesini uzmanlar DW Türkçe'ye değerlendirdi.

https://p.dw.com/p/5DlBv
100, 50 ve 20 TL'lik banknotları tutan elin sadece parmakları görülüyor
TCMB yıl sonu enflasyon tahminini 8 puan artırdıFotoğraf: Chris McGrath/Getty Images

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk beş ayında ikinci kez enflasyon tahminlerinde değişikliğe gitti. Yılın ikinci enflasyon raporunu açıklayan Merkez Bankası İran savaşının özellikle enerji fiyatlarında yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle, 2026 yılı için enflasyon tahmini ara hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e, yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 18'den yüzde 26'ya çıkardı. Böylelikle yıl sonu enflasyon beklentisi 8 puan birden artırılmış oldu.

Bununla birlikte enflasyonda 2027 ara hedefi de yüzde 9'dan yüzde 15'e, 2028 ara hedefi ise yüzde 8'den yüzde 9'a yükseltildi. TCMB, 12 Şubat'taki yılın ilk enflasyon raporu toplantısında da 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 16'dan yüzde 18'e çıkarmıştı.

DW Türkçe'ye konuşan uzmanlara göre, TCMB küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde doğru zamanda, doğru hamle yaptı. Haziran ayında bir faiz artışı beklemediklerini dile getiren uzmanlar, Merkez Bankası politikalarının sağlıklı işleyebilmesi için AKP hükümetinin kamuda tasarruf politikalarına uyması gerektiğini vurguladı.

Karahan: Tüm seçenekler masada

TCMB Başkanı Fatih Karahan, "Enflasyon Raporu 2026-II" sunumunu İstanbul Finans Merkezi'nde gerçekleştirdiği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.

Belirsizlikler dolayısıyla tahmin aralığı iletişimini kaldırma kararı aldıklarını açıklayan Karahan, "Belirsizlik azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu düşünüyoruz, sonrası için tüm seçenekler masada" dedi.

"Zor bir dönemin kapısı aralandı"

İran savaşı ile yaşanan jeopolitik gelişmelerin merkez bankaları açısından zor bir döneme kapı araladığına işaret eden TCMB Başkanı, "Savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk. İlgili etkilerin kısa vadede canlı kalacağını düşünüyoruz. Hürmüz'ün kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturuyor. Savaşla keskin bir şekilde artan enerji maliyetleri yüksek seviyesini koruyor" değerlendirmesinde bulundu.

TCMB Başkanı Fatih Karahan
TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılında küresel ekonominin ivme kaybetmesini beklediklerini kaydettiFotoğraf: Emin Sansar/Anadolu/picture alliance

Yalnızca enerji değil, enerji dışı fiyatların da arttığını ifade eden Karahan, "Belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. 2026'da küresel ekonominin ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı Türkiye'nin dış talebinde de yansımalar bekliyoruz. 2026 yılına ait enflasyon tahminleri hem gelişmiş hem gelişmekte olan ülkelerde revize edildi" diyerek, TCMB olarak kendilerinin de enflasyon tahmin ve hedeflerinde değişikliğe gittiklerini kaydetti.

2026 yılı ara hedefinin yüzde 24'e, 2027 yılı ara hedefinin yüzde 15'e, 2028 yılı ara hedefinin ise yüzde 9'a yükseltildiğini açıklayan Fatih Karahan, belirsizlikler nedeniyle tahmin aralığı iletişimine ara verme kararı aldıklarını belirtti. Karahan, yıl sonu enflasyon tahminlerini 2026 için yüzde 26, 2027 için yüzde 15 ve 2028 için ise yüzde 9 olarak açıkladı. Karahan, "Ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar, sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğiz" dedi.

Cevat Giray Aksoy: TCMB doğru bir adım attı

DW Türkçe'ye konuşan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Araştırma Direktör Yardımcısı ve King's College London Siyasal Ekonomi Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Cevat Giray Aksoy, TCMB'nin attığı son adımların "rasyonel ve doğru" adımlar olduğunu söylüyor.

Petrol ve doğalgaz fiyatlarının Merkez Bankası'nın kontrolü altında olmadığını, buna karşın ortaya çıkan fiyat şoklarının genel fiyatlama davranışlarına etkisini hafifletecek adımlar atabileceğini ifade eden Doç. Aksoy, "TCMB, bugün verdiği kararlar ve yaptığı açıklamalarla, bu yönlendirmeyi yapacağını ilan ediyor. Dolayısıyla bugün alınan kararların ve verilen mesajların yerinde ve doğru olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuşuyor.

"Hükümet ve TCMB koordinasyon içinde olmalı"

Raporda son dönemde tüketim malı ithalatındaki yavaşlamaya dikkat çekildiğini, bu durumun talep koşullarının soğumaya başlaması açısından önemli bir veri olduğunu kaydeden Aksoy, şunları söylüyor:

"Burada önemli olan şimdi TCMB'nin para politikalarıyla hükümetin maliye politikalarının eşgüdümlü şekilde ilerlemesi. Bir taraftan Merkez Bankası ekonomiyi soğutmaya çalışırken, diğer tarafta maliye politikası talebi arttırdığı zaman burada bir enflasyonist baskı oluşuyor. Şu anda Merkez Bankası ve hükümet arasında, Merkez'in politikalarının ağırlıkta olduğu bir koordinasyon gözüküyor. Enflasyon konusunda sonuç alabilmek için bu şekilde de devam etmesi gerekiyor."

Petrol fiyatlarında artış yüzde 70'i geçti

Merkez Bankası'nın 28 Şubat'ta ABD ile İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan savaş öncesinde açıkladığı yılın ilk enflasyon raporunda, petrol fiyatlarının 2026 boyunca zayıf bir görünüm sergileyeceği öngörülmüştü.

TCMB, bu doğrultuda ham petrol fiyatlarının 2026 yılında ortalama 60,9 dolar ve 2027 yılında ise ortalama 56 dolar değer alacağı tahmininde bulunmuştu. Ancak Hürmüz Boğazı'nın kapatılması sonrasında yaşanan gelişmeler ile birlikte ham petrol fiyatları 120 dolar seviyelerine kadar çıktı.

IEA: Fiyatlar daha da yükselebilir

Petrol fiyatları son günlerde 105 dolar seviyesinde seyrediyor. Bu da 28 Şubat'tan bugüne petrol fiyatlarındaki artışın yüzde 70'i aştığı anlamına geliyor. Savaşın sürmesi halinde fiyatların 150 dolara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.

TMCB de bu süreçte 2026 ortalama petrol fiyatı tahminini 60,9 dolardan 89,4 dolara, 2027 tahminini de 56 dolardan 75,4 dolara yükseltti. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) dün yayımladığı aylık raporunda da petrol tedariğinde yaşanan sıkıntıların sürmesi nedeniyle dünya genelinde petrol rezervlerinin hızla azaldığına işaret edildi. Raporda, gelecekte enerji fiyatlarında artış olabileceği uyarısında bulunuldu.

Caner Özdurak: Kamu harcamaları kritik

DW Türkçe'ye konuşan İstanbul Nişantaşı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, petrol fiyatlarının tüm dünyada İran savaşı öncesine göre tahmin edilemez ölçüde arttığına işaret ediyor.

Petrol fiyatlarının diğer emtialara göre çok daha dalgalı ve yüksek iniş çıkışların olduğu bir alan olduğunu belirten Özdurak, "Petrol fiyatı öngörülebilmesi kolay bir alan değil. Bu yüzden enflasyon üzerindeki etkisini de tam olarak hesap edebilmek zor" diyor. Bu nedenle TCMB'nin yıl sonuna ilişkin enflasyon hedef ve tahminlerinde yaptığı değişikliğin önemli olduğunu vurgulayan Özdurak, "Merkez Bankası doğru bir zamanda, doğru bir adım attı" diyor.

Bundan sonraki süreçte TCMB politikalarının işe yaraması için hükümetin de devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Özdurak, şu değerlendirmeleri yapıyor:

"Fiyatların hızlı bir yükseliş trendine girmemesi için kamu harcamalarının da devreye girmesi lazım. Ama oradaki temel problem şu: Tahsis doğru yapılıyor. Türkiye'deki enflasyon büyük şehirlerde başka, küçük kentlerde başka hissediliyor. Bunun algısı da farklı oluyor. Yarın bir gün seçim sürecine girilirse ne olacak? Bunu bilemiyoruz. Enflasyonla mücadele programı haziranda 3 yılı dolduracak. Merkez Bankası sürekli rolünü oynarken açıkçası maliye tarafının, kaynak tahsis tarafının tam olarak üzerine düşeni yapmadığını ya da etkin bir şekilde yapamadığını düşünüyorum."

Faiz artışı olacak mı?

Öte yandan bölgesel ve küresel belirsizliklerin devam ettiği bu dönemde, TCMB'nin 11 Haziran'da gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında bir faiz artırımı yapıp yapmayacağı da merak konusu. Ocak ayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, o günden beri sabit tutuluyor.

İran savaşının yarattığı tüm şoklara rağmen TCMB'nin Haziran ayında faiz artırımına gitmesinin çok düşük bir olasılık olduğunu dile getiren Doç. Aksoy, "Merkez Bankası'nın faizi artıracağını düşünmüyorum. Sıkı para politikasına devam edecek. Bu mevcut sıkı duruş bence sene sonuna kadar, belki bir buçuk sene daha devam edecek. Politika faizi değişmeyecek ama belki likidite araçlarıyla efektif faizleri yüksek tutacak" diye konuşuyor.

Doç. Özdurak da faiz artışı olmayacağı görüşünde. Faizin değişip değişmeyeceğine karar verebilmek için mayıs enflasyonunu beklemek gerektiğini ifade eden Caner Özdurak, "Son dönemde ülke genelinde yağışlar iyi gitti. Bu da gıda fiyatlarına olumlu yansıyacaktır. Dolayısıyla haziranda bir faiz artışına gidilmez, faiz sabit tutulmaya devam eder diye düşünüyorum" şeklinde konuşuyor.