Yapay zeka iş arkadaşımız mı olacak?
24 Mayıs 2026
"Üretimde zaten yeterince yoğunuz" diyor Inna Hilgenberg. O konuşurken orta ölçekli kozmetik ve ilaç şirketi Dr. Wolff'un dolum tesisinde siyah-kırmızı şampuan şişeleri banttan akmaya devam ediyor. Hilgenberg, "Bu kadar işin arasında bir de hızlıca çalışma talimatı hazırlamak hiç kolay değil" diye ekliyor.
Bu nedenle şirket için uyarlanan yapay zeka aracı "WolffGPT"yi neredeyse her gün kullanıyor ve çok faydalı buluyor.
Dolum ve paketleme bölümünde müdür yardımcısı olarak çalışan Hilgenberg, personel planlamasını organize ediyor, hijyen ve güvenlik kurallarının uygulanmasını denetliyor. WolffGPT sayesinde çalışma talimatları hazırlıyor, sunumlar oluşturuyor, Word belgeleri ve Excel tabloları düzenliyor.
"Yapay zekanın sadece avantajlarını görüyorum" diyor.
Bielefeld merkezli şirkette bazı çalışanlar, ChatGPT'yi özel yaşamlarında erken dönemde kullanmaya başlamış, ardından bunu iş ortamında da kullanmak istemişti. Ancak herkese, açık LLM'lere (büyük dil modeli) şirket verilerinin yüklenmesine izin verilmiyor.
Bu nedenle Dr. Wolff, büyük dil modelleri temelinde WolffGPT-Studio adlı platformu geliştirdi ve belirli sistemlerle şirket verilerine bağlantıyı kendi yapılandırdı. Böylece hassas bilgiler korunuyor ve şirket içinde kalıyor.
Yapay zeka büyük şirketlerde daha yaygın
Almanya'da büyük şirketlerin yapay zeka kullanma oranı daha yüksek.
Uygulamalı Çalışma Bilimleri Enstitüsü'nün (ifaa) "geleceğin teknolojileri" araştırmasına göre üretim yapan şirketlerde üretken yapay zekanın en yaygın kullanım alanı metin, görsel ve kod üretimi.
Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 40'ından fazlası hâlihazırda yapay zeka kullanıyor, yüzde 37'si ise gelecekte kullanmayı planlıyor.
Orta Ölçekli İşletmeler Araştırma Enstitüsü IfM'ye göre artan rekabet baskısı, üretim yapan orta ölçekli şirketleri daha verimli ve üretken olmak için yapay zekayla daha yoğun şekilde ilgilenmeye zorluyor.
Ancak çalışanlar arasındaki çekinceler nedeniyle yapay zekanın yaygınlaşması hâlâ yavaş ilerliyor.
Dr. Wolff çalışanları yapay zekaya ilgi gösteriyor
Inna Hilgenberg, Dr. Wolff'taki "yapay zeka öncülerinden" biri.
Bu kapsamda aile şirketinin yapay zeka akademisinde çevrim içi eğitim aldı. Şimdi ise kendi ekibinde yapay zeka kullanmak isteyen çalışanlara destek veriyor.
Şirketin dünya genelindeki yaklaşık 930 çalışanı arasında, tüm şubeler ve departmanlarda yaklaşık 110 yapay zeka öncüsü bulunuyor.
Dr. Wolff'un yapay zekadan sorumlu yöneticisi Zhuo Li, "Bunlar teknik geçmişe sahip olmak zorunda olmayan sıradan çalışanlar" diyor.
Bu öncüler yaklaşık 10 saatlik eğitim sürecinde kısa videolar ve küçük görevler aracılığıyla iyi prompt yazmayı ve verilerin nasıl işlendiğini öğreniyor
Daha sonra çalışma sürelerinin bir bölümünde kendi iş alanlarında yapay zekanın kullanılabileceği alanları belirliyor, prototipler geliştiriyor ve bunları test ediyorlar.
Ayrıca diğer çalışanların sorularını da yanıtlıyorlar.
Li, "Her ekipte iyi fikirleri olan, konuya ilgi duyan ve bilgisini paylaşmak isteyen insanlar bulabildik" diyor ve ekliyor: "Herkesi yapay zekanın bir araç olarak neler sunabileceğini denemeye teşvik ediyoruz."
Yapay zeka nitelikli eleman açığını azaltacak mı?
Orta ölçekli şirketler, yapay zekayla hem nitelikli eleman açığını azaltmayı hem de genç çalışanları çekmeyi hedefliyor.
IfM araştırmasına göre çoğu durumda yapay zeka yalnızca belirli görevleri üstleniyor ve çalışanların iş yükünü hafifletiyor. Bu süreçte istihdam azaltılmıyor.
Araştırmaya katılan şirketlerin dörtte biri şimdiden yapay zeka kullanıyor.
Örneğin bazı boya şirketlerinde büyük yüzeyleri boya robotları hazırlıyor. Soğutma ve iklimlendirme sektöründe ise dijital asistan sistemleri güzergâh planlaması yapıyor.
Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) verilerine göre, Avrupa genelinde her 17 küçük ve orta ölçekli şirketten yalnızca biri yapay zeka kullanıyor.
OECD'nin 2024 tarihli raporunda, "yavaş ilerleyen dijitalleşme, yetersiz bağlantı altyapısı ve yapay zekanın avantajlarına ilişkin bilgi eksikliği" şirketlerde yaygın kullanımın önündeki başlıca engeller arasında gösterildi.
Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) üzerine araştırmalar yapan Bonn merkezli IfM enstitüsünün araştırmacıları ise yapay zeka kullanımında büyük bir kayıt dışılık olduğunu düşünüyor. Çünkü herkes "chatbot" olarak adlandırılan sohbet robotlarından yardım aldığını şirketine bildirmiyor.
Şirket içinde geliştirilen yapay zeka ajanları, işleri kolaylaştırıyor
Dr. Wolff Akademisi'nde çalışanlar, WolffGPT platformu üzerinde belirli görevleri yerine getiren kendi yapay zeka ajanlarını oluşturmayı da öğreniyor.
Bunlar arasında bilgi işlem destek biriminde sık sorulan soruların yanıtlanması, finans departmanında uluslararası muhasebe işlemlerinin standartlaştırılması ve pazarlama biriminde sosyal medya paylaşımlarının hazırlanması yer alıyor.
Yapay zeka yöneticisi Li, "Neredeyse tüm departmanlarda şirket içinde geliştirilmiş ajanlar kullanıyoruz" diyor.
Dr. Wolff İnsan Kaynakları departmanında yapay zeka iletişimi uzmanı olarak çalışan Karoline Bauch ise şöyle konuşuyor: "Bazıları sadece iki kişi için önemli, bazıları ise birden fazla departman tarafından kullanılıyor. İşleri büyük ölçüde kolaylaştırıyorlar."
Bauch, "Kabul düzeyi kesinlikle çok yüksek. WolffGPT-Studio bir kez birkaç saatliğine devre dışı kaldığında, aslında onunla ne kadar yoğun çalıştığımızı fark ettik" diyor.
Şirket verilerine göre yapay zeka öncüleri dahil olmak üzere sabit bilgisayar kullanan çalışanların yaklaşık yüzde 90'ı sonbahardan bu yana yapay zeka modüllerini tamamladı.
Uzman Bauch, "Bu eğitimler bilinçli olarak çalışma saatleri içinde yapılıyor. Bu nedenle dersleri kısa tuttuk ve herkesin kendi hızında tamamlamasına imkân tanıdık" vurgusunu yapıyor.
Her çalışan için yapay zeka
Şu anda yapay zeka en çok idari ve yaratıcı görevlerde kullanılıyor. Üretim alanındaki uygulamalar ise hâlen geliştirme aşamasında.
Bununla birlikte sanal eğitim programı tüm çalışanlara açık. Çünkü temel yapay zeka bilgisinin herkes için gerekli olduğu düşünülüyor; en azından özel yaşamda bile.
Bu nedenle üretim tesisinde veya depoda çalışan personel de akademide eğitim alabiliyor. Ancak bunun için vardiya sonrası bilgisayar başında sisteme giriş yapmaları gerekiyor. Bu da onlar açısından daha büyük bir engel oluşturuyor.
Dr. Wolff'un herkesin yapay zekayı anlaması ve kullanması gerektiği yönündeki yaklaşımı, şirketin kendisini "Romalılar arasındaki Asteriks" olarak görmesiyle de bağlantılı.
Şirket kendisini, Avrupa, Asya ve ABD'deki dev rakiplerine karşı ayakta kalmaya çalışan görece küçük bir aile şirketi olarak tanımlıyor.