Şili: Nazi aileden gelen Pinochet hayranı Kast kimdir?
15 Aralık 2025
Şili'de hafta sonu yapılan devlet başkanlığı seçiminin ikinci turunu aşırı sağcı José Antonio Kast kazandı. 59 yaşındaki Kast, Pazar günü yapılan seçimde resmi verilere göre Sosyal Demokrat bloğun ortak adayı ve Komünist Parti üyesi rakibi Jeannette Jara'yı yüzde 58 oy alarak geride bıraktı. Jara'nın oy oranı ise yüzde 42 seviyesinde kaldı.
Jara, seçim akşamı yenilgisini kabul ederek Kast'ı kutladı. Jara, sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda seçmenlerin kararını net bir şekilde verdiğini belirterek mağlubiyeti kabul etti. Ayrıca Kast liderliğindeki yeni sağcı hükümete karşı kararlı bir muhalefet yürütme sözü de verdi.
Başkent Santiago'da binlerce kişi de Kast'ın zaferini kutlamak için sokaklara döküldü. Kast'ın birçok destekçisinin Şili'de 1974-1990'da iktidarda olan diktatör Augusto Pinochet'nin adını da anarak slogan atmaları dikkat çekti.
Aşırı sağcı Katolik Kast'ın Nazi geçmişi
Şili devlet başkanlığına seçilen Kast'ın ailesi Almanya kökenli. Babası, İkinci Dünya Savaşı'nda Avrupa'da Yahudi soykırımını yapan, solcular, Romanlar ve engelliler başta gelmek üzere belli grupları sistematik biçimde katleden Hitler rejiminin "Wehrmacht" (Nazi Almanyası ordusu) adlı ordusunun mensuplarından biri. Hitlerin Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin (NSDAP) üyesi olan asker babası, Almanya'nın yenilgisi üzerine Latin Amerika'ya kaçan Nazi rejimi üyeleri arasında.
Dokuz çocuk babası olan aşırı sağcı bir Katolik olan Kast, solcu Devlet Başkanı Gabriel Boric'in yerine geçmek için yapılan seçimlerin favorisi olarak gösteriliyordu. Kast, seçim kampanyasında Latin Amerika'nın güvenli ülkeleri arasında gösterilen Şili'de suçla mücadele, geçerli belgesi olmayan tüm göçmenleri sınır dışı etme ve Şili ekonomisini canlandırma vaatlerinde bulundu.
Katolik Piskoposlar Konferansı ise Kast ile arasına mesafe koyarak vaatlerine tepki gösterdi. Konferans yönetimi "Göçmenlerin ve savunmasız kişilerin giderek artan şekilde aşağılanmasından endişe duyuyor, yaşama, insan onuruna ve en zayıfların korunmasına olan bağlılığımızı yineliyoruz" açıklamasını yaptı.
Seçimlerin ikinci turu öncesinde sert söylemlerini görece yumuşattığı görülen Kast, zaferini ilan ettiği konuşmasında ise ülkesinde "yasaya saygıyı yeniden tesis edeceğini" iddia etti, Şili halkının "korkudan uzak yaşamak" istediğini belirtti. Eskiden Pinochet'ye olan hayranlığını gizlemeyen Kast, seçim günü "tüm Şilililerin devlet başkanı" olmak istediğini söyledi.
Sosyal politikalar konusunda Kast, Şili halkının çoğunluğunun aksine siyasi yelpazenin daha sağında duruyor ve kürtaj, boşanma ve eşcinsel evliliklere karşı çıkıyor.
Şilililer, Kast'la birlikte askerî diktatörlüğün sona ermesinden bu yana son 36 yılda ülkenin en sağcı devlet başkanını seçmiş oldu.
Sol blok Şili'de neden kaybetti?
Rakibi Jara, Komünist Parti üyesi olmasına rağmen geniş bir merkez-sol ittifak için devlet başkanlığı yarışına girmişti. Partisinin sosyal demokrat kanadından olan ve ılımlı diliyle sempati toplayan 51 yaşındaki Jara, Bakanlık döneminde haftalık çalışma saatini 45'ten 40'a düşürmüş, özel emeklilik konusunda reformlar yapmıştı.
Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jara'nın seçim kampanyasında güvenlik konularına odaklanarak genellikle sağ partilerin sahiplendiği konuları kullanması dikkat çekti. Siyasi gözlemciler, Jara'nın önceki seçimlerde vaatlerini yerine getirmeyen sol bloğun cezalandırılmasının kurbanı olduğu değerlendirmesini yapıyor.
ABD'den aşırı sağcı Kast'a tebrik
Şili'de seçimleri kazanan Kast'ı ilk tebrik edenler arasında Arjantin'in aşırı liberal sağ popülist Devlet Başkanı Javier Milei ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yer aldı.
Rubio, ABD hükümetinin Kast yönetimindeki Şili'nin "kamu güvenliğini güçlendirmek, yasa dışı göçü sona erdirmek ve ticari ilişkilerimizi canlandırmak gibi ortak öncelikleri ilerleteceğinden" emin olduğunu söyledi.
Latin Amerika'da aşırı sağın yükselişi
Latin Amerika'da son yıllarda aşırı sağcı ve popülist partiler ve adaylar zafer kazanıyor. Son olarak Arjantin, Bolivya, Honduras, El Salvador ve Ekvador'da sağcılar ve muhafazakârlar seçim zaferleri elde etti. Ekim ayı sonunda Hristiyan Demokrat Rodrigo Paz, Bolivya'da neredeyse yirmi yıllık sosyalist iktidar dönemini sonlandırarak Devlet Başkanı seçildi.
Honduras'ta da sol iktidar kanadının adayı Rixi Moncada cezalandırıldı. Arjantin'de ise seçmenler son parlamento seçimlerinde liberteryen Devlet Başkanı Javier Milei'nin ekonomik libertal reform çizgisini yeniden onaylamıştı. Böylece Güney Amerika'da Arjantin, Bolivya ve Şili'den oluşan üçgende yirmi yıl sonra ilk kez istisnasız şekilde liberal yönetimler iktidarda.
Şili'deki seçim sonuçlarına en sert tepki ise Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro'dan geldi. Petro, "Faşizm ilerliyor, ben asla bir Nazi'nin elini sıkmam ve bir Nazi'nin oğlunun elini de sıkmam; onlar insan suretinde ölümdür" diyerek sert tepki gösterdi.
AFP,KNA/ETO,HS